Kategori: Dini Bilgiler

Dini bilgiler hakkında yazılar, sorular-cevaplar, makaleler..

Cuma Namazı Kaç Rekat, Cuma Namazı Kılınışı, Cuma Namazı Tarifi

Cuma namazı kılınışı, hangi dualar ve sureler okunur? Cuma namazı kaç rekat? İşte bütün detaylar!

Müslümanlar için bayram olan ve en hayırlı gün olan bir Cuma gününün daha huzuru, bereketi paylaşılırken mutluluğu da yaşanıyor. Her hafta bu mübarek günün sevincini tekrar tekrar yaşayan İslam dünyası, bu Cuma gününü de aynı şekilde geçirecek. Öğle ezanının okunması ile beraber cuma namazını kılmak isteyen Müslümanlar tarafından doldurulacak ve dualar edilecek. İşte burada ise, ‘Cuma namazı cuma namazı kılınışı ve cuma namazı kaç rekat‘ sorusu yanıtı en çok merak edilenler arasında yer alıyor. Sizler için hazırladığımız yazımız cuma namazının nasıl kılındığını ve kaç rekat olduğu bilgisini sizlerle paylaşacağız. İşte, Diyanet İşleri Başkanlığı bilgileri ile adım adım cuma namazı kılınışı

Müslümanlar Cuma gününün mutluluğunu daha yaşarken, diğer Müslüman kardeşleri ile de aynı sevinç ve huzuru paylaşıyorlar. Her Cuma günü olduğu gibi yine bugün de öğle ezanı ile beraber Mübarek Cuma namazı için camiler dolacak ve gönüller Allah’a yönelecek. Bu özel günde ibadet görevini yerine getirmek isteyen müslümanlar ise ‘ cuma namazı kılınışı ve kaç rekattır?’ sorusunun yanıtını arıyorlar. Sizler için özenle hazırladığımız yazımız devamında, Diyanet‘in bilgileri ile adım adım Cuma namazı nasıl kılınır bilgisine ulaşabilirsiniz.

 

CUMA NAMAZI KILINIŞI, CUMA NAMAZI NASIL KILINIR? CUMA NAMAZI KAÇ REKAT?

Cuma namazının başlangıcında 4 rekat ilk sünnet kılınır, ardından 2 rekat farz ve son olarak 4 rekat son sünnet kılınır. Cuma Namazı toplamda 10 rekattır.

Cuma namazı Camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınması farzdır.

 

İLK SÜNNET KILINIŞI

Namaza başlarken niyet etmemiz gerekmektedir.

  • İlk Sünnet İçin “Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının ilk sünnetini kılmaya.’’ diye niyet ederiz. Daha sonra “Allahu Ekber” diyerek Tekbir getiririz ve namaza başlarız.
  • Tekbirden sonra elleri göbeğimizin üzereine bağlarız ve sessizce Sübhaneke duasını okuruz. Sübhaneke’den sonra Fatiha Suresi ve Bir zammı sure okuruz ( Zammı Sureler Aşağıda Yazılmıştır ) “Allahu Ekber” diyerek rükuya eğiliriz. Rüku’da 3 kere “Sübhane Rabbiye’l-Azim” der ve kıyama doğruluruz. Doğrulurken “Semi Allahu li-men hamideh”, tam doğrulunca ise “Rabbena leke’l hamd” deriz.
  • Daha sonra “Allahu Ekber” diyerek secdeye gideriz. Secdede 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘ala” deriz. “Allahu Ekber” diyerek dizlerimizin üzerinde otururuz. Tekrar “Allahu Ekber” dedikten sonra yine secdeye gideriz ve 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘la” deriz “Allahu Ekber” diyerek secdeden kıyama ( ayağa ) kalkarız ve ikinci rekata başlarız. Ayağa kalktıktan sonra ellerimizi bağlarız
  • Fatiha Suresi ve Bir zammı sure okuruz “Allahu Ekber” diyerek rükuya eğiliriz. Rüku’da 3 kere “Sübhane Rabbiye’l-Azim” der ve kıyama doğruluruz. Doğrulurken  “Semi Allahu li-men hamideh”, tam doğrulunca ise “Rabbena leke’l hamd” deriz. Daha sonra “Allahu Ekber” diyerek secdeye gideriz. Secdede 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘ala” deriz. “Allahu Ekber” diyerek dizlerimizin üzerinde otururuz. Tekrar “Allahu Ekber” dedikten sonra yine secdeye gideriz ve 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘la” deriz “Allahu Ekber” diyerek dizlerimizin üstüne otururuz ve Ettehiyyatü Duasını okuruz, daha sonra “Allahu Ekber” diyerek tahhiyattan kıyama ( ayağa ) kalkarız ve üçüncü rekata başlarız.
  • Üçüncü ve Dördüncü rekatı da ikinci rekat gibi kılıyoruz, dördüncü rekatın sonunda da Allahumme Salli, Allahumme Barik ve Rabbena duaları okunarak önce sağa selam sonra sola esselamü aleyküm ve rahmetullah denilerek selam verilir ve cuma namazının ilk sünneti kılınmış olur.

 

CUMA NAMAZI FARZININ KILINIŞI

Namaza başlarken niyet etmemiz gerekmektedir.

 

  • Cuma namazı farzı için “Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının farzını kılmaya uydum hazır olan imama.’’ diye niyet ederiz. Daha sonra “Allahu Ekber” diyerek Tekbir getiririz ve namaza başlarız.
  • Tekbirden sonra elleri göbek hizasına bağlarız ve sessizce Sübhaneke duasını okuruz. Sübhaneke’den sonra bir şey okumayız ve imama uyarak namaza devam ederiz.
  • İmam sureleri bitirdikten sonra “Allahu Ekber” diyerek rükuya eğiliriz. Rüku’da 3 kere “Sübhane Rabbiye’l-Azim” der ve doğruluruz. Doğrulurken “Semi Allahu li-men hamideh”, tam doğrulunca ise “Rabbena leke’l hamd” deriz.
  • Daha sonra “Allahu Ekber” diyerek secdeye gideriz. Secdede 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘ala” deriz. “Allahu Ekber” diyerek dizlerimizin üzerinde otururuz. Tekrar “Allahu Ekber” dedikten sonra yine secdeye gideriz ve 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘la” deriz.
  • “Allahu Ekber” diyerek secdeden kıyama yani ayağa kalkarız ve ikinci rekata başlarız. Ayağa kalktıktan sonra ellerimizi tekrar göbek hizamıza bağlarız ve hiçbir şey okumadan imamı dinleriz.
  • İmam sureleri bitirdikten sonra “Allahu Ekber” diyerek rükûya eğiliriz. Rüku’da 3 kere “Sübhane Rabbiye’l-Azim” der ve doğruluruz. Doğrulurken “Semi Allahu li-men hamideh”, tam doğrulunca ise “Rabbena leke’l hamd” deriz.
  • Daha sonra “Allahu Ekber” diyerek secdeye gideriz. Secdede 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘ala” deriz. “Allahu Ekber” diyerek dizlerimizin üzerinde otururuz. Tekrar “Allahu Ekber” dedikten sonra yine secdeye gideriz ve 3 kere “Sübhane rabbiyel-a ‘la” deriz.
  • Secdeden kalkarken “Allahu Ekber” diyerek Tahiyyata otururuz ve Ettehiyyatü, Allahumme Salli, Allahumme Barik ve Rabbena dualarını okuruz. Dualar bittikten sonra imamla birlikte önce yüzümüzü sağa çevirir “Es selamu aleyküm ve rahmet’ullah” der selam veririz. Aynı şekilde sola da selam verdikten sonra Cuma namazının farzı kılmış oluruz.
ZAMMI SURELER
  1. Fil Suresi
  2. Kureyş Suresi
  3. Maun Suresi
  4. Kevser Suresi
  5. Kafirun Suresi
  6. Nasr Suresi
  7. Tebbet Suresi
  8. İhlas Suresi
  9. Felak Suresi
  10. Nas Suresi

İstihare Nedir? İstihareye Yatmak, İstihare Duası, İstihare Namazı…

Değerli okurlarımız sizler için istihare konusu hakkında detaylı bilgi vereceğiz. İstihare Nedir? İstihareye Nasıl Yatılır, İstihare Duası Nedir, İstihare Namazı Nedir sorularının cevaplarını sizler için cevaplayacağız.

Öncelikle İslam dini istihareden önce istişareyi yani bir büyüğe yada bir bilene danışmayı, fikir alışverişinde bulunmayı tavsiye ediyor, eğer karar veremez ise kişi istihareye başvurabilir.

İstihare Nedir?

İnsanlar ömürlerinde bazı kritik kararlar alır ve bu kararlar o kişiler için dönüm noktası olabilir. Evlilik ve ticaret gibi insanların hayatında büyük önem arz eden olaylar hakkında karar vermeden önce insanlar bu işin kendi haklarında hayırlı olup olmayacağı konusunda şüphesini gidermek amacıyla istihareye başvurabilir. Böyle bir durumda kişi ilgili konu hakkında meşruluk ve helallik konusu hakkında araştırma yapmalıdır, eğer bu konu bir Müslüman için helalse karar verme aşamasına devam edebilir. Kişi karar verme aşamasında tek başına işin içinden çıkamıyorsa etrafında tanıdığı bildiği, tecrübesine güvendiği birisine danışarak ve istişare etmelidir.

Müslüman kişinin bir meseleyi istişare etmesi, oturup konuşması, etrafına danışması mü’min kişinin vasıflarındandır. Kur’ân-ı Kerim’ de buyurulduğu gibi “Onların işleri aralarında müşavere iledir” (Şûra Sûresi, 38.Ayet ) İstişare ederken fikrine güvendiğiniz, inancını bildiğiniz kişileri seçmelisiniz, yabancı tanımadığınız kişilerle istişare yapmak çok uygun değildir.

Âl-i İmrân Sûresi, 118. Ayette şöyle buyrulmuştur;

“Ey iman edenler! Sizden olmayan kimseleri içli dışlı dost edinip sırlarınıza ortak etmeyin. Onlar sizi zarara sokmakta kusur etmezler. Size sıkıntı verecek şeylerden hoşlanırlar. Size düşmanlıkları sözlerinden belli olmuştur; açığa vurmayıp da kalblerinden gizledikleri düşmanlık ise daha büyüktür. Biz size dostunuzu ve düşmanınızı böylece gösterip âyetlerimizi açıkladık—eğer akıl ederseniz.”

Yukarıda gördüğünüz üzere Kuran-ı Kerim’in de bizlere tavsiye ettiği gibi şahsi meselelerimizi samimiyetimizin, güvenimizin olmadığı her önümüze gelen kişiye açmamalı ve onlardan yardım istememeliyiz. Güvenmediğimiz bir kişinin fikrini almaktansa kendi fikrimiz daha güvenilirdir.

Müslüman kişi her zaman ihtiyatlı yani tedbirli olmalı iyice ölçüp tartmadan bir işe girmemelidir, örneğin kişi gözünü karartıp çok fazla hesap yapmadan ticaret hayatına atılır ise yarın öbür gün işlerinin hayal ettiği gibi olmadığını fark eder

Aynı şekilde yine evlilik konusunda iyi düşüp, istişare etmeyen kişi daha sonra büyük pişmanlıklar yaşayabilir. Evlilik aceleye gelmeyen her yönüyle düşünmek gereken sadece sevgi ve aşk ile olmayan işin içine birazda mantığın girmesi gereken bir müessesedir, bunun için istişareyi her zaman kendimize rehber edinmemiz gerekli sonrasında ise istihare yapabiliriz.

Müslüman toplumlar için ümmetine bütün hayatıyla örnek olan aziz, latif Peygamberimiz Hz. Muhammed ( S.A.V. ) ihtiyaç duyduğunda meselelerini yakınları, ailesi, sahabileriyle konuşur, fikir alışverişi yapar istişare ederdi, bu değerlendirmelerden sonra konu hakkında karar varırdı. Halbuki kendisi bir peygamber olarak vahye mazhar bir insandı bütün beşerlerden daha üstün, zeki, akıllıydı ama buna rağmen yine de bizlere örnek olarak istişareden vazgeçmedi, ümmetine de her zaman istişare yapması konusunda tembih ederdi, istişare edenin hiçbir zaman pişman olmayacağını söylerdi.

“İstihare eden kimse zarar görmez, istişare eden pişmanlık duymaz, iktisada riayet eden maişetçe aile belâsını çok çekmez.”

Yukarıdaki hadis-i şeriften anladığımız üzere Peygamberimiz Hz. Muhammed(S.A.V.) de mümin kişinin şu üç temel esası asla terk etmemesini söylemiştir. Bu üç temel esas İstişare, istihare ve iktisat. Özellikle istişare ve iktisat bu esaslar arasında çok önemlidir. Hadis-i Şerifte buyurulan istihare kişinin gerekli istişareleri yaptıktan ve etrafına danıştıktan sonra kalbinde bir şüphe kaldıysa kişinin başvurabileceği istiharedir.

İstihare, sözlük anlamı ile Allah’tan hayır dilemek’’ anlamındadır. Yani yapılacak olan helal bir işin kişi açısından iyi mi ya da kötü mü olacağını Allah’tan dilemek ve istemektir. İstihareye yatmak Peygamber efendimizin sünnetlerindendir. Ashabına ve ümmetine tavsiye ettiği bir dua ve ibadettir. Peygamber efendimiz istiharenin nasıl yapılacağını, okunması gereken duayı bizlere öğretmiştir.

Câbir bin Abdullah İstiharenin önemini bildiren şu hadisi rivayet etmiştir.

“Resulullah (a.s.m.) bize Kur’ân’dan bir sûre öğretir gibi, büyük küçük ve işlerimizin hepsinde istihareyi öğretti ve şöyle buyurdu: ‘Sizden biriniz bir işe kalben azmettiği zaman, iki rekât namaz kılsın.’” ( Buharî, Küsuf: 75. )

İstihare Namazı Nasıl Kılınır?

İstihare namazı iki rekâttır. İmam Gazalî istihare namazının birinci rekâtında Fâtiha’dan sonra Kâfirun suresini, ikinci rekâtında da İhlas suresinin okunmasını tavsiye etmiştir.

Yani istihare namazını tarif edecek olursak; istihare namazına niyet edip tekbir alıp ellerimizi bağlayıp ilk rekâta başlıyoruz Subhaneke duası sonra Fatiha ve Kâfirun surelerini okuyup rükûya gidiyoruz, doğrulduktan sonra secdeye gidiyoruz, ikinci rekâta  kalktığımızda Fatiha ve İhlas surelerini okuyup rüku, secde ve selam yaparak namazımızı tamamlıyoruz.

İstihare Duası

Namazımızı tamamladıktan sonra Peygamber Efendimizden rivayet edilen şu duâ okunur:

“Allâhümme estehiruke bi ilmike ve estakdiruke bi kudretike ve es’elüke min fadlike’l-azim. Fe inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta’lemu ve lâ a’lemu ve ente allâmu’l guyûb. Allâhümme inkünte ta’lemu enne hâza’l-emre hayrun li fi dini ve meâşi ve âkıbeti emri ve âcili emri ve âcilihi. Fekdurhu li ve yessirhu li summe bârik li fihi. Ve in künte ta’lemu enne hâza’l-emre şerrun li fi dini ve maâşi ve âkıbeti emri ve âcili emri ve âcilihi f’asrifhu anni va’srifni anhu ve’kdur li el-Hayra haysü kâne. Sümme ardihi bihi.” (Buharî, Teheccüt, 25, Deavât, 49, Tevhid, 10; Tirmizi, Vitr, 18; İbn Mace, Akâme, 188; Ahmet b. Hanbel, III/344).

Anlamı: Allah’ım yapmayı düşündüğüm bu işin yapılmasında yada terk edilmesinden hangisi hakkımda daha hayırlı olduğunu bana ilminle kolaylaştır. Kudretinle senden güç istiyorum. Senin büyük fazlından ihsan buyurmanı dilerim. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter; benim gücüm yetmez. Sen bilirsin, ben bilemem. Sen her şeyi çok iyi bilensin, Allah’ım. Eğer bu işi dinim, yaşayışım ve işimin sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu bakımından benim için hayırlı olduğunu bilirsen o işi bana takdir et, kolaylaştır ve onu bana mübarek kıl. Eğer bu işi; dinim, yaşayışım ve işimin sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu bakımından benim için şer olarak bilirsen, onu benden, beni de ondan uzak eyle. Nerede olursa olsun benim için hayır olanı takdir et. Sonra da beni bu hayırla hoşnut buyur.

Dua okunurken, “bu iş” şeklinde yazdığımız yerlerde yapılması istenen işi söyleyebilirsiniz. Duanın Türkçesini okuyabileceğiniz gibi, Arapça aslını okumak daha faziletlidir. Duânın aslı, verdiğimiz bu kaynaklarda olduğu gibi, ilmihal kitaplarında da mevcuttur. Duanın Arapçasını okuduktan sonra bütün kalbinizle Allah’tan hayırlısı isteyerek tekrarlayabilirsiniz.

İstihare namazından sonra kişinin kalbinde bir rahatlama ve gönül yatışması olmamışsa istihare tekrar edilebilir, bu da sünnettir. Bu mesele ile alâkalı olarak Enes bin Mâlik’in (r.a.) rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Ey Enes, bir işi yapmayı niyet ettiğin zaman o iş hakkında yeniden yedi defa istihare et. Sonra kalbinden geçen temayüle bak. Çünkü hayır kalbinde doğan mânâdadır.” (Tecrid Tercemesi, 4:143. )

İş acele olan ve tekrar istihare yapmak için vakti olmayan kişi şu duayı eder:
“Allah’ım, hakkımda hayırlı olan ne ise onu nasip et. Beni kendi halime bırakma.”

İbni Abidin, istihareye yatan kişinin dilediği şeyin yada işin uygun, hayırlı olup olmadığına işaret olarak şunları söylemiştir;

“Yatmadan önce istihare duası okunur ve abdest alınarak kıbleye yönelerek sağ tarafımıza yatılır. Rüyada beyaz yada yeşil görülürse o işin hayırlı olduğuna, siyah ve kırmızı görülürse de şer olduğuna işaret eder. Şerli olandan kaçınmak icap eder.”

Bütün bunlarla birlikte istihare, zor durumlarda mü’minler için ruhî ve mânevî bir kuvvettir. Bir işte tereddütte kalan bir mü’min iki rekât namaz kılarak Cenab-ı Hakka yönelir. Teşebbüs edeceği iş, evlilik, dini, dünyası ve ahireti için hayırlıysa, gönlünde bu işe karşı ferahlık uyandırmasını, vücudunda bu işi yapabilmeye kudret ve kuvvet yaratmasını; şayet bu iş dini, dünyası ve ahireti için hayırlı değilse, gönlündeki meyli yok etmesini Allah’tan niyaz eder. İçinde de bir hafiflik duyar. İstihare ettiği şey hakkında kendisi için hayrın görüleceğine kalben emin olur. Neticesine de razı olunur.

Kamet Ne Demek? | Kamet Nasıl Getirilir? | Kamet Nedir?

Kamet Ne Demek? | Kamet Nasıl Getirilir? | Kamet Nedir?

 

Kamet Ne Demek? | Kamet Nasıl Getirilir? | Kamet Nedir? Kamet Ezana Göre nasıl okunur? Arapça yazılışı nasıldır? Sorularını sizler için yazılı ve videolu olarak bir araya getirdik.

 

Kamet, farz namazlara başlamadan önce okunur ve kamet getirmek peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)  sünnetidir.

KAMET NEDİR, NASIL OKUNUR?

Kamet, farz namazlara başlamadan önce okunur, namazın başladığını cemaate bildirir  ve ezan ile sözleri birbirine çok benzerdir. Cemaatle kılınan yada tek olarak kılınan fark farz namazlarda sadece erkeklerin okuduğu sözlerdir, kamet getirmek sünnettir. Kazaya kalmış namazlarını tamamlayacak olarak erkekler yine her vakit için ayrı ayrı kamet getirmelidir, bu da sünnettir. Kamet okumak namazın içindeki sünnetlerden değildir, yerine getirilmediği taktirde namaza herhangi bir zararı olmaz sadece sevabından istifade edememiş oluruz.

 

KAMET İLE EZAN ARASINDAKİ FARK

Kamet ezana göre daha hızlı okunmaktadır. Namaz ezanı okunduktan sonra arada sünnet namaz yok ise örneğin akşam namazında olduğu gibi en az bir fatiha okuyacak kadar beklemek uygun olur. Merkez camiilerde genelde akşam namazında birkaç dakika beklenmektedir, abdest alanların ve namaza yetişmeye çalışanların namaza geç kalmamaları için.

Kamet okunurken ezandan farklı olarak “Hayye ale’l-felâh” ifadesinden sonra “ Kad Kâmeti’s Salâh ” denmektedir, yani ‘’ Namaz Başladı ‘’

KAMET ARAPÇA YAZILIŞI

اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ
اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ
اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ – اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ – اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدًا رَسُولُ اللهِ
حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ – حَىَّ عَلَى الصَّلَاةِ
حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ – حَىَّ عَلَى الْفَلَاحِ
قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ – قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ
اَللَهُ اَكْبَرُ- اَللَهُ اَكْبَرُ
لَا اِلَاهَ اِلَّا اللهُ

KAMET TÜRKÇE YAZILIŞI VE ANLAMI
  • “Allâh-ü Ekber” ( Allah en büyüktür ) ( 4 tekrar )
  • “Eşhedü en lâ ilâhe İllallah” ( Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ) ( 2 tekrar )
  • “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah” ( Şahitlik ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir ) (2 tekrar )
  • “Hayye ale’s-salâh” ( Haydi namaza ) ( 2 tekrar )
  • “Hayye ale’l-felâh” ( Haydi kurtuluşa ) ( 2 tekrar )
  • “Kad Kâmeti’s Salâh” ( Namaz başladı ) ( 2 tekrar )
  • “Allâh-ü Ekber” ( Allah en büyüktür ) ( 2 tekrar )
  • “Lâ ilâhe İllallah” ( Allah’tan başka ilâh yoktur ) ( 1 tekrar )

 

 

Deizm Nedir? | Deist Nedir?

Deizm, son zamanlarda insanlar arasında çokça duyulan ve bazı kişiler tarafından dini inanç olarak kabul edilmektedir. Deizm inancının tam olarak ne olduğunu, hangi esaslar üzerinde kabul edildiğini, ve deizmi kabul edenlere ne isim verilir?

Deizm veya Türkçe adı ile yaradancılık, insanın kendi kendine  akıl yoluyla ve düşünerek tanrıya ve dinsel bilgilere ulaşabileceğini varsaymaktadır. Bunu yapabilmek için doğaya ve dünyaya bakarak mantık yürütme işlemi ile bu bilgilere ulaşabileceğini düşünmektedir.

Deizm ayrıca bir tanrının olduğunu kabul etmekte ama hiçbir dine inanmayan bir görüşe sahiptir. Aslına bakarsanız çok fazla mantığa yatan bir görüş değildir. Sanki Tanrı bütün dünyayı, insanları, evreni yaratmış ama kendisi hakkında en ufak bir bilgi vermiyor, bir haberci göndermiyor.

Deizm, bir kutsal kitaba da inanmaz, bir peygambere inanmaz.

Bu tutarsız inanca yaklaştığını fark ettiğiniz kişilere bazı tavsiye ve uyarılarda bulunabilirsiniz. Doğa bize tanrının birçok üstün özelliği hakkında ipuçları verse de bize peygamberleri aracılığı ile ulaşmasa ve ver bir kutsal kitap göndermese biz onun hakkında yeteri kadar bilgiye sahip olamayız.

 

Oruçluyken Vücutta Yaşanan Değişimler Nelerdir ?

Oruçluyken Vücutta Yaşanan Değişimler Nelerdir ?

Oruç insanı fiziki, ruhsal olarak pozitif etkilemektedir, ayrıca manevi olarak rahatlatmaktadır.

Dünyanın değişik yerlerinde milyarlarca Müslümanın her yıl oruç tuttuğu 11 ayın sultanı Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz. Türkiye’de iftarı en erken Hakkari’de 19:01 de yapacak, en geç ise Edirne saat 20:19 da açacak.

Yapılan araştırmalara göre insan vücudu oruçlu olduğunu son öğünden sekiz saat sonra anlayabiliyor. Vücut bu farkındalıktan sonra ihtiyacı olarak enerjiyi kaslarda ve karaciğerdeki glikozdan karşılıyor. Kaslarda ve karaciğerdeki glikozun tükenmesinden sonraki enerji kaynağımız ise yağlarımız.

ORUÇLUYKEN SIRA SIRA VÜCUTTA YAŞANAN DEĞİŞİMLER

Yağların yakılması kolesterolümüzün düşmesine ve dengelenmesine, kilo vermemize ve diyabet riskinin azalmasına yardımcı olmaktadır. Diğer taraftan kan şekeri seviyesinin düşmesiyle bazı halsizlik, kırgınlık halleri gözlenmektedir, bu belirtilerin en şiddetlisi zaman zaman baş ağrısı, ağız kokusu, mide bulantısına sebep olabilmektedir.

3. GÜN VE 7. GÜNLER ARASINDA BOL SU İÇMEYE DİKKAT EDİLMELİ

3. gün ve 7. Günler arasında vücudumuz oruç tutmaya yeni yeni alışmaktadır. Yağlarımız yakılıyor kan şekerine dönüştürülüyor. Sahur da ve iftar da bol su tükettiğimiz için terleme ile vücudumuzda sıvı kaybı yaşanmaktadır.

İftar ile sahur arasında yarım su bardağı ile 15-20 dakika da bir yavaş yavaş su içmemiz adeta bir damla sulama etkisi yapacak içtiğimiz su bütün hücrelerimize ulaşarak yaşanan sıvı kaybını en aza indirmeye yardımcı olacaktır.

İftarda ve sahurda  karbonhidrat ve yağları gerekli düzeyde almalıyız, enerji üretimi için bunu yapmamız gereklidir. Dengeli bir beslenme ile gerekli su ihtiyacı, tuz, protein  gibi temel besinleri almamız çok önemlidir.

8. GÜN VE 15. GÜN ARASINDA VÜCUDUMUZ ORUCA ALIŞIYOR

Vücudumuz artık üçüncü aşamaya geçti, tamamen oruca alışmış bir vücudumuz var diyebiliriz, ramazan ayının bundan sonraki bölümleri hepimiz için daha kolay olacaktır.

İngiltere Cambridge Üniversite Hastanesi Anestezi ve Yoğun Bakım Danışmanı Dr. Razeen Mahroof, 8. Ve 15. Günler arasında vücudumuzda oluşan olumlu etkilerle alakalı şunları söylemekte.

“Gündelik yaşantımızda çok daha fazla kalorili gıdalar tüketiyoruz, bu kaloriler vücudumuzdaki  hastalıklarla mücadele etmek gibi önemli görevleri yerine getirmemize engel oluyor” diyen Dr. Razeen Mahroof, sözlerine şöyle devam etmektedir;

“Oruç tutarken yaşadığımız açlık ile daha önce aldığımız fazla kaloriler Ramazan ayında yeniden dengeleniyor. Vücudumuz tekrar daha önemli işlevlerine yöneliyor, mikroplar, enfeksiyonlar ve bakterilerle savaşması ve hastalıklardan kurtulması da kolaylaşıyor.”

16. GÜN VE 30. GÜNLER ARASI DETOKS

Ramazan ayının 15. Gününden sonra organlarımız toksinlerden arınmaya ve temizlenmeye başlamaktadır. Toksinlerden arınan böbrek, kalın bağırsak, karaciğerimiz daha sağlıklı hale gelmektedir. Ramazanın 15. Gününden sonra organlarımızın tam kapasite ile çalıştığını söyleten Dr. Razeen Mahroof sözlerine şu şekilde devam ediyor.

Beyin, hafıza, konsantrasyonumuz güçlenirken, zindelik ve enerjimizin arttığını söylemekte.

Oruç şafak vaktinden gün batımına kadar olan sürede tutulmaktadır, bu süre haricinde vücudumuzun ihtiyacı olan sıvıları ve gıdaları alabilmekteyiz. Oruç tutmak kaslarımızı korurken kişilerin kilo vermesine yardımcı olmaktadır. Vücudumuz sadece çok uzun günler aç kaldığı zaman kaslarımızdaki enerji ve proteini kullanmaya başlar oruç tutma süreleri o kadar uzun değildir.

 

Gayrimüslim Kişi İçin ‘ Allah Rahmet Eylesin ’ Denir mi ? | Soru / Cevap |

Gayrimüslim Kişi İçin ‘ Allah Rahmet Eylesin ’ Denir mi ? Bu sorunun cevabını sizlere vereceğiz.

Soru: Ağız alışkanlığından dolayı her ölene ‘‘Allah rahmet eylesin’’ deniyor. Hıristiyan yada gayrimüslüm olarak ölmüş kişiler için bu sözü söylemek doğru mudur? Bu laf insanı dinden çıkarır mı?

Cevap:
-Kâfirliğini ve İslam’ı kabul etmediğini benimseyerek bir rahmet dileme maazallah kişiyi dinden çıkarır.

-Kişinin nedenini ve ayrıntılarını bilmeden gafletle söylemesidir. Böyle bir durumda ise dinden çıkma tehlikesi inşaallah yoktur. Yine de düzeltilmesi ve söylenmemelidir.

 

Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığının yazısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

How Does Muslim?

How Does Muslim?

Firstly, the first condition of being Muslim is to say the Word-i Shahada. Shariah is the key to the introduction of Islamic faith. The person who says this word has become a Muslim.

What is Shahada?

La ilaha illa Allah wa-Muhammad rasul Allah said that the word-i Shahad said that he became a Muslim.

The meaning of the Shahad : “There is no god but Allah, and Mohammad is the messenger [or prophet] of Allah.”

Shadad Allah’s unity and Hz. To accept Muhammad’s prophecy.

The previous sins of a new Muslim without a Muslim are forgiven after the Shahadah and are erased.

What should a new Muslim do ?

The new Muslim must first take a gullet and then learn the basic principles of Islam. If the name is not against the religion of Islam is not compulsory to change. It is recommended that men be circumcised.

 

La İlahe İllallah Türkçesi Nedir, Anlamı Nedir?

La İlahe İllallah kelimesinin Türkçesi Nedir, La İlahe İllallah Ne anlama gelmektedir? La İlahe İllallah Ne Demek? Kelime-i Tevhid Ne demek sorularını sizler için cevaplayacağız.


İlah Arapça bir kelime olup ‘’ İbadet edilen, Kulluk edilen, İtaat edilen varlık anlamında kullanılmaktadır. Allah’tan başka şeylere tapanlar da taptıklarına ilah demektedirler fakat her tapılan şeye ilah deseler de her ilah ‘’ALLAH’’ değildir ve gerçekten ilah sayılmaz sadece kelime anlamında ilah olarak kalabilir.

Yine La ” Arapçada edat olarak iki anlamda kullanılır.
İlk olarak ‘’ Nefy-i cins ‘’ edatıdır. Başında bulunduğu ismini nasb eder / harekesini üstün kılar. Örneğin: “La tifl fi’d-dari” cümlesinin anlamı: “ Evde hiçbir çocuk / bebek yoktur ” şeklindedir.
Diğer anlamı ise, ‘’Leyse’’ manasında olup mutlak olarak nefiy eden ve başında bulunduğu ismin harekesini zamme / ötre yapar. Örneğin, “La tifl fi’d-dari” cümlesinin manası: “Evde çocuk/bebek yoktur” şeklinde olur.

La ilahe İllallah ” cümlesinin de edatı “La” da geçen nefy-i cins edatıdır. Başında bulunduğu ismini nasb eder / harekesini üstün kılar. Bu sebeple “ La ilahün ” değil, “ La ilahe ” olmuştur.

Alimler bu inceliği dikkate alarak “ Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur. ” şeklinde meal etmişlerdir.

En doğru meal şu şekildedir: “ Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur. ”

Bazı alimler ise “ Allah’tan başka ilah yoktur. ” ifadesinin de Türkçede aynı manaya geldiğini ifade eder, bu düşünceyle bu meali tercih eder. Bu meal de doğrudur ama ‘’hiçbir’’ daha keskin, daha ısrarcı daha net olduğu için genelde ilk meal kullanılmaktadır.

Kelime-i Tevhid Nedir?

La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah diyen bir kişi Kelime-i Tevhid okumuş olur. Kelime-i Tevhid i her Müslümanın bilmesi ve inanması gerekmektedir. Sürekli tekrarlamak ve zikretmek sevap kazandıran bir ameldir, ayrıca kişinin imanını sürekli tazelemesini sağlamaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed ( S.A.V. ) şöyle buyurmuştur; ” Zikrin (Allah’ı anmanın) en faziletlisi ” La ilahe İllallah ” demektir.” ( Tirmizi )

Sabah namazının vakti ne zamandır, ne zaman vakit çıkar; sabah ezan neden imsak vaktinden bir saat sonra okunur?

Sabah namazının vakti ne zamandır, ne zaman vakit çıkar; sabah ezan neden imsak vaktinden bir saat sonra okunur?

Sabah namazının vakti imsak ile başlar, güneşin doğuşuna kadar devam eder, güneş doğduğu anda sabah namazının vakti çıkmış olur. Ancak Hanefi mezhebine göre etraf hafif aydınlanıncaya kadar ertelemek, Şafii mezhebine göre ise erken, etraf karanlıkken kılmak daha eftaldir.

Hanefiler sabah namazının geç kılınması daha eftal olduğu için, imsak vaktinden hemen sonra namazını kılmamaktadır.

Ayrıca ezan imsakta değil de namaza başlanacağı vakit ezan genelde yarım saat önce okunur ki, insanlar namazın kılındığı vakti bilip cemaate gelsinler diye namazdan önce okunmaktadır. ( Sabah ezanı genelde güneşin doğmasına bir saat kala okunur )

İmsak vakti olur olmaz da namaz kılınabilir; ezanı bekleme mecburiyeti yoktur.

Namaz kılarken ve namaz bitmeden güneş doğarsa, Hanefi mezhebine göre namaz olmaz, bozulur. Bu vaktin namazını kerahet vakti çıktıktan sonra yeniden kılmak icap eder.

Vaktinde sabah namazına uyanamayıp namazını kılamayan bir kişi, güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra öğlen namazı ve kerahat vakti girmeden  kılarsa, hem sabah namazının sünnetini hem de farzını beraber kaza eder.

Namazları bilerek kazaya bırakmak büyük günahtır, bu durumda hem tövbe etmek hem de ilk fırsatta kaza etmek gerekir.

Şimdiden Allah Kabul Etsin.
adresvetelefon.com

What is Islam

What is Islam ?

What is Islam? What does Islam mean?

And we’ve written an article to fix other questions that you have.

The first human and the first prophet Hz. Adam started and continued at every stage of the same content. This difference is seen only in the direction of human life developments.

WHAT IS ISLAM? WHAT IS THE MEANING OF ISLAM?

In the institution called m religion muh, which is the product of divine communication from Hz. Adam to Hz. Muhammad, the content is always the same and the name of that content is il Islam Ad.

Indeed, Hz. Muhammad said;
All the prophets are brothers of each other. ( by Father ) (Buhârî, Enbiyâ, 48)

According to this information, Islam has not been formed only after the Qur’an as it is thought, but it has always existed since the past. All sympathy religions are always with their previous state before human falsifications occur. That is Islam.

In the Qur’an to express this fact, according to Allah, Religion is Islam.  (Âl-i İmrân, 19) It is said

At the same time, this statement is proof that the only recipe for the end of humanity is only Islam.

This fact is clearly stated in another verse:

”Whoever calls religion other than Islam, it will never be accepted from him, nor will he be of any harm in the Hereafter.” (Âl-i İmrân, 85)

Islam, intellectual, verb, human relations and all aspects of human beings in the most beautiful way, and the darkness of the darkness is a religion that brings to light. So he raises the low. It is like an earth that grows from many rotten branches and knots. It makes simple and ordinary worshipers simple. In this respect, islam is the propulsive religion in the journey of eternity to heaven with divine blessings.