Kategori: Vergi ve Mevzuat

Vergi ve Mevzuat

Vergi ve Mevzuat Kategorimizde Vergi Konularıyla Çalışmalar, Makaleler, yazılar, haberler, bilgilendirmeler ve benzer bilgiler bulunmaktadır.

2021 Kıdem Tazminatı Tavanı | AdresveTelefon.com

Yeni yıl kamu personeli maaşlarının belli olması ile birlikte 2021 için kıdem tazminatı tavanı belirlenmiş oldu. 2021 senesinde kıdem tazminatında tavan tutar 7.638,96 TL olarak esas alınacak. Kıdem tazminatında taban rakam ise 3.577,00 TL olarak hesaplanmıştır.

2021 kıdem tazminatı tavanı

2021 KIDEM TAZMİNATI TAVANI BELİRLENDİ

2021 Kıdem Tazminatı Tavanı Belirlendi! Memur maaşlarının da belli olması ile beraber 2021 için uygulaması yapılacak kıdem tazminatı belirlenmiş oldu. 2021 senesinde kıdem tazminatında tavan rakam 7.638,96 TL olarak belirlendi.

 

KIDEM TAZMİNATI TAVANI HESAPLAMA İŞLEMİ NASIL YAPILIR?

Kıdem tazminatının tavanı, en yüksek devlet memuruna ödenen emekli ikramiyesine endekslenirken, en düşük kıdem tazminatı da asgari ücrete bağlı şekilde belirlenmektedir.

Asgari ücret son senelerde yalnızca senede bir defa arttırılıyor. Geçmiş yıllarda 6 aylık olarak asgari ücret belirleniyordu. Asgari ücrete 2021 yılı için % 21,56 zam yapılmasının ardından en düşük kıdem tazminatı tutarı da 3.577 TL ye yükselmiş oldu.

 

Kıdem tazminatı tavanı 1 Temmuz 2020 ve 31 Aralık 2020 tarihleri arasında 7.117,17 TL olarak uygulanıyordu.
Bugün TÜİK’in Aralık 2020 enflasyon oranlarını yayınlamasıyla beraber 2020 yılının genel enflasyon rakamları da ortaya çıkmış oldu.
Enflasyon 2020 Aralık ayında % 1,25 olarak gerçekleşti. 2020 Yıllı genel enflasyon oranı ise yüzde 14,60 oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı 06.01.2021 tarihli ve 27998389-010-06-02-1638 sayılı Genelge ile 01/01/2021 – 30/06/2021 döneminde geçerli olmak üzere memur maaş katsayılarını duyurmuştur.

 

Dönem : 01/01/2021 – 30/06/2021
Aylık Katsayısı : 0,1657860
Taban Aylık Katsayısı : 2,5949170
Yan Ödeme Katsayısı : 0,0525760

 

Buna verilere göre 2021 senesinin ilk yarısında uygulaması yapılacak; Kıdem Tazminatı Tavanı ve Çocuk Zammı Tutarı 1 Ocak 2021 tarihi itibariyle geçerli olmak üzere aşağıda belirtilen şekilde olacaktır.

 

1. 2021 Yılının İlk Döneminde Uygulanacak Kıdem Tazminatı Tavanı 
Dönem Tutar (TL)
01/01/2021 – 30/06/2021 7.638,96 TL

GEÇMİŞ YILLAR KIDEM TAZMİNATI TAVANLARI

KIDEM TAZMİNATI TAVANI

DÖNEM

TUTAR

01/01/2019 – 30/06/2019 6.017,60 TL
01/07/2018 – 31/12/2018 5.434,42 TL
01/01/2018 – 30/06/2018 5.001,76 TL
01/07/2017 – 31/12/2017 4.732,48 TL
01/01/2017 – 30/06/2017 4.426,16 TL
01/07/2016 – 31/12/2016 4.297,21 TL
01/01/2016 – 30/06/2016 4.092,53 TL
01/092015 – 31/12/2015 3.828,37 TL
01/07/2015 – 31/12/2015 3.709,98 TL
01/01/2015 – 30/06/2015 3.541,37 TL

Kıdem tazminatı nedir? (2021 KIDEM TAZMİNATI TAVANI)

Kıdem tazminatı, 4/a – 4/b ve 4/c li çalışanların 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işine son verilmesi ya da kanunda belirlenen evlilik ve askerlik gibi istisnai koşullar sebebiyle işten ayrılması durumunda çalışmakta olduğu yıl sayısı kadar aldığı brüt ücrettir. Çalışan, çalışmakta olduğu her sene için bir adet brüt maaşı kadar kıdem tazminatına hak kazanır.

 

Yazılarımız izinsiz olarak kopyalanamaz..!

2021 Demirbaş Sınırı ve Amortisman Sınırı

2021 Demirbaş Sınırı ve Amortisman Sınırı

2021 Demirbaş ve Amortisman Sınırı

2021 senesi Demirbaş ve Amortisman Sınırı 1.500 TL olarak açıklandı, amortisman sınırı KDV Hariç tutarlar göz önüne alınarak hesaplanacaktır.

2021 Demirbaş sınırı

01 Ocak 2021 tarihi itibariyle geçerli olacak demirbaş ve amortisman sınırı 522 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 1.500,00 TL olarak tespit edilmiştir. Bu kapsamda 2021 yılı başından beri KDV hariç 1.500 TL‘nin altındaki demirbaş alımları direk olarak gider yazılabilecektir. Bu tutar hem de amortisman sınırı olarak da bilinmektedir.

Bu rakam aynı zamanda Demirbaş hadlerini de belirlemektedir. ( 2021 Amortisman Sınırı Bu rakamdır )

Demirbaş ve Amortisman sınırına ait bu tutar aynı zamanda Fatura Kesme Sınırı olarak ta dikkate alınmaktadır. 1.500,00-TL ve üzerindeki işlemler için fatura kesme zorunluluğu vardır.

Faydalı ömürleri göz önünde bulundurulmak şartıyla bu sınırın altındaki KDV Hariç tutara sahip olan Demirbaşlar “Gider Sayılan Demirbaşlar” hesabı altına kaydedilmektedir.

2021 Demirbaş Sınırı ve Amortisman Düzenleme Sınırı: 1.500 TL

Vergi Usul Kanunu’nda yeralan defter tutma, fatura düzenleme, amortisman ayırma, usulsüzlük cezaları gibi bazı düzenlemelere ilişkin maktu hadler ile asgari ve azami tutarları belirtilmiş olan miktarlar 2021 yılı için Resmi Gazete’de yayınlandı.

Geçmiş Yıllar itibariyle demirbaş ve amortisman sınırı rakamları aşağıda yer almaktadır;

YILLAR AMORTİSMAN
SINIRI TUTARI
2021 Yılı 1.500 TL
2020 Yılı 1.400 TL
2019 Yılı 1.200 TL
2018 Yılı 1.000 TL
2017 Yılı 900 TL
2016 Yılı 900 TL
2015 Yılı 880 TL
2014 Yılı 800 TL
2013 Yılı 800 TL
2012 Yılı 770 TL
2011 Yılı 700 TL
2010 Yılı 680 TL
2009 Yılı 670 TL
2008 Yılı 600 TL
2007 Yılı 560 TL
2006 Yılı 520 TL
2005 Yılı 480 TL
2004 Yılı 440 TL
2003 Yılı 350 TL
2002 Yılı 250 TL
2001 Yılı 150 TL

Demirbaş Nedir?

Demirbaş işletmedeki yapılacak iş ve işlemler için lazım olan bir kişinin veya yerin üstüne kayıtlı olan, kaybedilmemesi gerekli olan, bir çalışandan diğerine devredilmesi gerekli olan eşyaların adıdır. Demirbaş kapsamına giren malzemeler uzun süre kullanılan ve işletme için pozitif değer oluşturan eşyalardır. Örneğin masa, bilgisayar, yazıcı, cep telefonu, klima, buzdolabı, televizyon, raflar, koltuk gibi iş için kullanılacak olan gerekli çeşitli makine ve aletler demirbaş tanımına girebilecek eşyalar arasında sayılabilir.

Demirbaşı giderleştirmek için Gelir İdaresi Başkanlığının yayınladığı amortisman tablosuna göre demirbaş tutarı yıllara ve aylara bölünerek giderleştirilir.

Amortisman Nedir?

Amortisman ; duran varlıkların yıpranma, aşınma ve eskime payını ifade etmektedir. Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar amortismana tabi tutularak yıllar içinde gider yazılır.

En çok kullanılacak olan üç farklı amortisman yöntemi vardır.

  • Normal (eşit tutarlı) Amortisman Yöntemi: Amortisman tutarı maddi duran varlığın tutarına sabit bir amortisman oranı uygulanı, her yıl eşit olarak aynı rakam giderleştirilir.

 

  • Azalan Bakiyeler Yöntemi: Demirbaşlar normal amortismana göre iki kat daha hızlı giderleştirilir ve her yılın hesaplanan amortisman rakamları farklı olur.

 

  • Fevkalade Amortisman Yöntemi: Olağandışı durumlarda oluşan varlıkların yitirilmesi neticesinde kullanılacak olan amortismandır. Hatta varlığın belli bir bölümü amortismana tabi tutulabilmektedir.

 

 

Amortisman Nasıl Hesaplanır?

Örnek vermek gerekirse satınalma bedeli 5.000,00 TL olan ve kullanım ömrü 5 sene olan bir demirbaşı 5 yıl süre ile her yıl 1.000,00 TL sini gider yazarak giderleştirebiliriz.

İptal Edilen Aralık 2020 Sınavları, Staj ve Sınav Başvuruları

İptal Edilen Aralık 2020 Sınavları, Staj ve Sınav Başvuruları

Bilindiği üzere, Covid-19 salgınının ülkemizde yayılmasının en aza indirilmesi ve kişilerin sağlığının korunması amacıyla, aşağıda belirtilen sınavlar ve staj bitirme değerlendirmesi TÜRMOB Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmiş, 25.11.2020 tarih ve 6835 sayılı yazı ile Oda Başkanlıklarına ve TESMER’in internet sitesi üzerinden de ilgililer duyurulmuştur.

İptal Edilen Sınavlar ve Değerlendirme

 5-14 Aralık 2020 tarihleri arasında yapılacağı duyurulan 2020/3. Dönem Yeminli Mali
Müşavirlik Sınavı,

 19-20 Aralık 2020 tarihlerinde yapılacağı duyurulan 2020/3. Dönem Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirlik Sınavı,

 20 Aralık 2020 tarihinde yapılacağı duyurulan Özel Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik Sınavı

 20 Aralık 2020 tarihinde yapılacağı duyurulan Serbest Muhasebecilik C Grubu Staj
Bitirme Değerlendirmesi,

İptal edilen, bu sınavlar ve C Grubu Staj Bitirme Değerlendirmesine katılım hakkı olanların sınav süreleri ile sınav ücretleri korunarak herhangi bir mağduriyet oluşması önlenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu sınavlar ve değerlendirmeye katılmak üzere başvurusu bulunan adayların; başvurusu silinerek, mevcut sınav ücretleri TEOS kişi kartlarına aktarılmıştır. Bu adaylardan dileyenler, sınav ücretlerini iade alabilecekleri gibi ücret farkı ödemeden sonraki sınav başvuruları için de kullanabileceklerdir.
İptal edilen sınavlar ve değerlendirme yerine geçmek üzere, önümüzdeki süreçte herhangi bir ek sınav yapılmayacaktır. Bu adaylardan dileyenler, ilan edilecek 2021/1. Dönem sınav takvimine göre TEOS üzerinden başvuru yaparak sınavlara ve değerlendirmeye girebileceklerdir.

TÜRMOB Sınav takviminin oluşturulmasında birçok husus göz önünde bulundurmakla birlikte, ÖSYM sınav takvimi, açık öğretim sınav takvimi vb. kurumlar tarafından yapılan sınavlara ilişkin sınav takvimleri başat hususlar olarak TÜRMOB sınav takviminin belirlenmesinde etkili olmaktadır.

Covid-19 salgının yayılmasını en aza indirebilmek ve kişileri koruyabilmek üzere, ÖSYM ve bazı kurumların Aralık 2020 döneminde yapılacağını ilan etmiş olduğu sınavlar ileri bir tarihe almıştır. İleri bir tarihe alınan bu sınavlar için de henüz bir tarih belirlemediği gibi 2021 yılı ÖSYM sınav takvimi de açıklanmamıştır.

Bu gerekçeler ve Covid-19 salgınının seyri netleşmediğinden TÜRMOB 2021 yılı sınav takvimi de belirlenememiştir. Sınav takvimi belirlendikten sonra ilgililere duyurulacak ve bu takvimde belirlenen süre içerisinde 2021/1. Dönem için başvurular alınmaya başlanacaktır. 2021 yılı sınav takvimi belirlenmeden herhangi bir sınav başvurusu alınabilmesi olanaklı bulunmamaktadır.

Covid-19 salgınının yayılmasını en aza indirebilmek ve kişileri koruyabilmek üzere, 2021 yılında yapılacak olan sınavlara katılmak için dosya açtıracak olan adaylar ile staj başlatmak için başvuru ve evrak teslim süreçleri aşağıda açıklanmıştır:

1. 2021 Ocak Dönemi staj başlatma işlemleri, 1 Ocak – 30 Nisan 2021 tarihleri arasında
TEOS üzerinden ön başvuru yöntemi ile yapılacaktır. Süresi içerisinde TEOS üzerinden
stajını başlatan adaylar, daha sonra ilgili TESMER Şubesi / Oda tarafından belirlenerek
duyurulacak tarihler arasında staj evraklarını teslim edebileceklerdir.

2. Staja Giriş Sınavına katılmak üzere, dosya açtıracak adaylar, TEOS üzerinden ön
başvuru sırasında istenilen evrakları sisteme yükledikten sonra ilgili TESMER Şubesi/
Odalar tarafından belirlenerek duyurulacak tarihler arasında evraklarını teslim
edeceklerdir. Sınav süresi devam eden adaylardan, tekrar sınava katılmak için başvuru
yapacak olanların ise TEOS üzerinden başvuru yapmaları yeterli olacaktır.

3. SMMM stajı bitiminden sonra ilk kez sınava katılacak adaylar ile daha önce katılmış
oldukları sınavlarda başarısız olmaları nedeniyle bekleme süresine giren ve bu süreyi
tamamlayan adayların, sınava katılabilmeleri için sınav dosyası hazırlamaları
gerekmektedir. Bu adaylar, TEOS üzerinden ön başvuru yaptıktan sonra ilgili TESMER
Şubesi/Oda tarafından belirlenerek duyurulacak tarihler arasında başvuru evraklarını
teslim edebileceklerdir. Sınav süresi devam eden adaylardan, tekrar sınava katılmak için
başvuru yapacak olanların ise TEOS üzerinden başvuru yapmaları yeterli olacaktır.

4. Serbest muhasebecilik stajı bitiminden sonra ilk kez C Grubu Staj Bitirme
Değerlendirmesine katılmak üzere başvuruda bulunacak adaylar, TEOS üzerinden ön
başvuru yaptıktan sonra ilgili TESMER Şubesi/ Oda tarafından belirlenerek duyurulacak
tarihlerler arasında başvuru evraklarını teslim edebileceklerdir. C Grubu Staj Bitirme
Değerlendirmesine katılım hakları devam eden adaylardan, tekrar başvuru yapacak
olanların ise TEOS üzerinden başvuru yapmaları yeterli olacaktır.

5. Özel SMMM Sınavı katılım süresi devam edenlerden tekrar sınava katılmak isteyenlerin
ise http://mue.tesmer.org.tr adresi üzerinden başvuru yapmaları yeterli olacaktır.

6. YMM Sınavına, ilk kez başvuru yapacak olan adaylar ile sınavlarda başarısız olmaları
nedeniyle dosyası kapanan ve beklemesi süresi sonrası sınava katılmak isteyenlerin
sınava katılabilmeleri için sınav dosyası hazırlamaları gerekmektedir. Bu adaylar, TEOS üzerinden ön başvurularını yaptıktan sonra başvuru evraklarını kargo/posta yolu ile TESMER’e gönderebilirler. Sınav süresi devam eden adaylardan, tekrar sınava katılmak için başvuru yapacak olanların ise TEOS üzerinden başvuru yapmaları yeterli olacaktır.

Bilgilerinizi rica ederiz.

Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN
TESMER Sekreteri

Araç Lastikleri için amortisman mı ayrılmalı? Gider mi yazılmalı?

Araç Lastikleri için amortisman mı ayrılmalı? Gider mi yazılmalı?

  • Araç lastikleri için amortisman ayrılacak mıdır yada gider mi yazılacak?

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesinde; “İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.

Değeri (01.01.2019 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.200,00 TL’yi aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 1.200,00 TL’yi aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar, amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 315 inci maddesinde; Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiş.

Bahsedilen maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler için uygulanacak “Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları” tespit edilmiş ve bu oranlar 333, 339 ve 365 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile belirlenmiştir.

Ek olarak;

Buna ilaveten, 345 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “I-Ticari Amaçla Kullanılan Araçlar İçin İktisap Edilen Lastiklerin Faydalı Ömürleri” başlıklı (I) bölümünde;

“…339 sıra numaralı Tebliğ ile değişik 333 sıra numaralı Tebliğ eki listenin 3.72 numaralı bölümünde otomobil, kamyon, minibüs, midibüs, yük arabaları, özel amaçlı olarak kullanılan araçlar ve benzeri araçlara ait lastikler (Yeni satın alınan araçlarda hazır olanlar hariç) yer almakta olup, bunların faydalı ömürleri 2 yıl ve amortisman oranları da % 50,00 olarak tespit edilmiştir.

Ne var ki Bakanlığa yapılan başvurulardan bazı sektörlerin çalışma şartları gereği, bu sektörlerde faaliyet gösteren mükelleflerin faaliyetlerini devam ettirebilmek için iktisap ettikleri lastiklerin faydalı ömürlerinin söz konusu Tebliğde ilan edilen faydalı ömürden daha az olduğu anlaşılmıştır.

Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesine göre bir iktisadi kıymetin amortismana tabi tutulabilmesi için, işletmede bir yıldan fazla kullanılması, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması ve işletmenin aktifinde kayıtlı bulunması gerekmektedir.

Bu sebeple, ticari amaçla kullanılan araçlar için iktisap edilen lastiklerin, faaliyette bulunulan sektör çalışma şartları gereği tahsis edildiği hizmette kullanılmaya hazır hale geldiği tarih itibarıyla faydalı ömrünün bir yıldan daha az olması halinde amortismana tabi tutulması mümkün olmayacağından kayıtlara doğrudan gider olarak intikal ettirilebileceği tabiidir.” Şeklinde bir açıklama yapılmıştır.

Buna göre, ticari amaçla kullanılan araçlar için iktisap edilen lastiklerin değerinin (1.1.2019 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.200,00 TL’yi aşması ve faydalı ömürlerinin bir yıldan fazla olması durumunda 339 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değişik 333 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği eki listenin 3.72 numaralı bölümü uyarınca faydalı ömrünün 2 yıl ve amortisman oranının %50 olarak uygulanması gerekmekte olup, bu şartların birlikte gerçekleşmemesi halinde ise, söz konusu lastiklerin amortismana tabi tutulmayarak kayıtlara doğrudan gider yazılması mümkün bulunmaktadır.

Ba-Bs Nedir? – Ba-Bs Cezası Ne Kadar?

Ba-Bs Nedir?

Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu ( BA ), Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu ( BS ) kısa adları ile BA – BS formları, Bilanço hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bir şahıs işletmesi yada sermaye şirketinden ( KDV hariç ) 5.000,00 TL ( Beş bin ) ve üzerindeki alış ve satış faturalarına istinaden düzenlediği bildirim formu yada beyannamedir. Daha sade anlatımı ile BA-BS formu verme yükümlülüğü olanlar kimden alırsa yada kime satarsa satsın KDV hariç 5.000,00 TL üzerinde olan her faturayı bildirmek zorundadır. ( Fatura içeriğinin gider, ham madde, ticari mal yada demirbaş olması fark etmez hepsi bildirimlere dahil edilecektir. )

Belirlenen tutarlı alış yada satış işlemlerinde, özel matrah şekline tabi olan mal ve hizmet alış / satışlarında KDV ve ÖTV’ye tabi işlemlerde ise ÖTV dahil tutarlar dikkate alınacaktır, çünkü KDV hesaplanırken ÖTV dahil tutar matrah olarak kullanılıyor. Gider pusulalı işlemlerde gelir vergisi kesintisinden önceki brüt tutar dikkate alınarak BA-BS bildirilimi yapılacaktır.

Ba-Bs Formları hiçbir alış yada sayış evrakı olmasa da boş beyanname verme zorunluluğu vardır. Bildirimlerin verileceği tarihten önce işi bırakan, terk eden, kapanış yapan mükellefler, bildirim formlarını işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın ilk gününden başlayarak son günü akşamına kadar vermek zorundadır. Tasfiye halinde olan şirketler  bildirim formlarını, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde vermek zorundadırlar.

Mükellefler BA-BS bildirimlerini, aylık  olarak düzenleyip takip eden ayın ilk gününden başlayarak son günü akşam saat 24:00 a kadar Gelir İdaresi Başkanlığının E-Beyanname sistemi ( https://ebeyanname.gib.gov.tr ) üzerinden onaylayıp, göndermelidir. BA-BS formlarının belirlenen süreler içerisinde hiç gönderilmemesi, eksik gönderilmesi, yanlış gönderilmesi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 355’nci maddesine göre ceza kesilmektedir. Ceza tutarları yazımızın devamında ayrıca belirtilecektir.

Ba Kısaltması ( Bildirim Alış ): Mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim için kullanılır. BA kısaltmasını değişik şekillerde yorumlayabiliriz Örneğin; Bildirim alış, Büyük alışlar gibi )

Bs Kısaltması ( Bildirim Satış ): Mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim için kullanılır. BS kısaltmasını değişik şekillerde yorumlayabiliriz Örneğin; Bildirim Satış, Büyük Satışlar gibi )

 

Ba-Bs Cezası Ne Kadar?

Ba-Bs formları vergiyi doğuran olaylara doğrudan etki eden bir beyanname olmasa da maalesef gecikmesiyle alakalı mükellefler ciddi cezalarla karşı karşıya kalabilmektedir. Şimdi sizler için hangi durumlarda ceza uygulanıp uygulanmadığını yazacağız.

  • Mükelleflerin bildirim formlarını herhangi bir sebepten dolayı göndermez ise belirlenen sürelerin sonundan başlayarak 3 gün içerisinde vermesi halinde, ceza tutarı 1/10 oranında uygulanmaktadır.
  • Süresi içerisinde verilen formların 10 gün içinde düzeltmesi halinde ise özel usulsüzlük cezası kesilmeyecektir.
  • Yukarıda maddenin sürelerini kaçıran mükellefler düzeltmeyi 10. günü takip eden 15 gün içinde vermesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında uygulanır. ( 2019 için 1.900 TL’nin 1/5’i olan 380 TL dir. )
  • Mükelleflerin Ba-Bs formlarını belirlenen sürelerden itibaren 26 gün geçirmesi halinde ise 1.900,00 TL özel usulsüzlük cezası yazılmaktadır.

Ba-Bs Formlarının Amacı Nedir?

Ba-Bs formlarının sisteme yüklenmesi ile birlikte Gelir İdaresi Başkanlığı mükelleflerin gönderdiği formları karşılıklı olarak karşılaştırmakta ve uyumlu olup olmadığını kontrol etmektedir. Burada ki amaç Mükelleflerin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyip düzenlemediği yada kullanıp kullanmadığı araştırılır. Bu sayede vergi kaçakçılığı, KDV iadeleri gibi birçok işlemde denetim yapılmış olur.

 

Ba-Bs Formlarının Hesaplanması

Ba-Bs formları bildirilirken küsuratlar dikkate alınmaz ve yuvarlanmaz, toplam KDV hariç tutarın kuruş kısmı olduğu gibi silinerek beyan edilir. Ayrıca formları bildirirken ay içinde alınan yada verilen belge adetleri de bildirilir.

Örneğin: A firmasına 3 adet satış faturamız var diyelim

Fatura 1 1.500,00 + KDV
Fatura 2 1.750,45 + KDV
Fatura 3 3.250,78 + KDV
Toplam 6501,23 + KDV

Bizim Form BS de bildireceğimiz belge adedi ve tutar şöyle;

3 Adet Belge 6.501,00 TL

Muhasebe – Muhasebe Nedir? – Mali Müşavir Kimdir? – Ön Muhasebe Nedir?

MUHASEBE NEDİR?

muhasebe

Muhasebe nedir ne anlama gelmektedir sorusuna cevap almak için ve muhasebe tanımını öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin. Muhasebe nedir sorusu sorulduğu zaman klasik bir tanım hatırımıza gelmeli, ezber yapmak yerine hem de muhasebenin ne olduğunu öğrenmiş anlamış oluruz. Şimdi geçelim muhasebenin tanımına.

Klasik olarak okullarda da öğretilen Muhasebenin Tanımı kısaca:  Bir işletmelerin mali iş ve işlemlerini kaydeden, sınıflandıran, özetleyen ve raporlayan bir bilim dalıdır.

Muhasebe nedir diye sorulduğunda bu özet tanımı bilmemiz, anlamamız  soruya cevap vermek için bize yeterlidir ama yine de bu tanım içinde yer alan terimlerin ne demek olduğunu öğrenmemiz ve anlamamız lazım.

Muhasebenin ayrıntılı tanımını yapıldığında muhasebeyi tam açıklamaya ve anlamaya yardımcı olacaktır.

Muhasebe Tanımı: Ekonomik faaliyetlerde bulunan tüm işletme, sermaye şirketi, şahıs şirketlerinin mali nitelikli iş ve işlemlerini kaydeden, sınıflandıran, özetleyerek rapor eden ve sonuçlarını yorumlayan ve analiz eden bir bilim dalıdır.

Muhasebenin tanımını aynı zamanda ” muhasebe nedir ” sorusunun cevabını vermek için kullanılmaktadır. Yani muhasebenin ne anlama geldiğini, ne olduğunu, ne yapması gerektiğini bu tanım ile çözümleyebiliriz. Muhasebeyi tam olarak öğrenmek, bilmek için tanımını anlamamız, bilmemiz yeterli değildir. Tanım da belirtilen terimleri tek tek incelemeli ve ne anlama geldiklerini öğrenmemiz gerekmektedir.

Muhasebeyi öğrenmek ve anlamak için tanımdan faydalanarak konuyu pekiştirelim. Muhasebe, şirket, işletme varlıklarının, kaynaklarının oluşumunu, bunların kullanılma biçimini, işletmelerin yaptığı işlemler sonucunda bu varlık ve kaynak değişmeleri, işletmelerin mali durumlarını açıklayacak bilgileri elde etmemizi sağlayan ve bu bilgilerin işletme ile ilişkili kamu kurumları, finans kurumları, paydaşlar, ortaklara ileten bir bilgi sistemidir. Muhasebe sadece kâr amacı güden işletmeler için değil, kâr amacı olmayan yani kamu yararına çalışan, hizmet eden kuruluşlar için de vardır. Bu yüzden işletme ve şirketleri saymak belki biraz eksik ifade olmaktadır. Ama  çoğunlukla muhasebe kâr amacı olan işletmeler için daha fazla önem taşımaktadır.

İşletme Nedir? : Ticari ve kâr etme amacı için kurulan kuruluşlardır. İşletmeler farklı çeşitlerde kurulabilir. Bir kişi yada birkaç kişi bir araya gelip sermayelerini birleştirerek işletme kurabilirler. İşletmeler amaçlarına göre ve kuruluş şekillerine göre çeşitli şekillere ayrılırlar. Bunlar genel olarak şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri şeklindedir.

Şahıs Şirketi Nedir? : Ortaklarının sorumlulukları sınırsız olan işletme türleridir.

Sermaye Şirketi Nedir? : Ortaklarının sorumlulukları sermayesi kadardır ve sermayesi ile sınırlı olan işletme türleridir.

MUHASEBENİN FONKSİYONLARI NEDİR?

Muhasebenin işlevini yapabilmesi için bazı görevleri vardır. Bu görevlere muhasebenin fonksiyonları denmektedir. Muhasebenin fonksiyonlarını aşağıdaki dört ana madde de  sıralayabiliriz

” Muhasebe nedir, İşletme nedir, Şirket nedir ” sorularına artık sizde cevap verebilir olmaya başladınız. Aşağıda sizlere Muhasebenin Fonksiyonlarını daha detaylı anlattığımızda muhasebe bilimini daha da iyi anlamanızı, öğrenmenizi sağlayacaktır.

1- Kaydetme Fonksiyonu: Muhasebenin başlangıcı olan kaydetme fonksiyonu mali nitelikli işlemleri belgelere dayanarak ( Fatura, Yazarkasa Fişi, Gider Pusulası vs. ) muhasebe sistemine uygun olarak muhasebe defterlerine ( Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir, Envanter Defteri yada İşletme Defteri ) kayıt yapılmasıdır. Muhasebe sisteminde ilk kayıtlar doğru ve düzgün tutulmadan diğer fonksiyonların hiçbir işlevi kalmaz, yanlış belge ve bilgilerle alınan sonuçlar işletme hakkında hiçbir bilgiyi doğru olarak veremez. Muhasebe de kayıtlar mutlaka belgelere göre yapılmaktadır, belgesiz hiçbir kayıt yapılamaz. Muhasebe sisteminde iki tür kayıt yöntemi vardır. Tek taraflı kayıt ve çift taraflı kayıt. Kısaca Tek taraflı kayıt işletme hesabı defteri, Çift taraflı kayıt ise 1. Sınıf tacirlerin tuttuğu bilanço hesabı esasına göre Yevmiye, Kebir ve Envanter defterleridir.

2- Sınıflandırma Fonksiyonu: Belgelere göre kaydedilen bilgiler belirli zaman aralıklarında derlenip niteliklerine göre gruplandırılır. Böylece farklı nitelikte olan ve gruplardaki işlemleri birbirleri ile karıştırmadan farklı sınıflarda incelenebilir. Sınıflandırma işlemleri muhasebe sistemi çerçevesinde muhasebe defterlerinden Büyük Defterlere ( defter-i Kebir ) yapılmaktadır.

3- Özetleme Fonksiyonu: Kaydedilen, Sınıflandırılan işlemler dönem sonlarında özetlenerek daha öz ve anlaşılır sonuçlar çıkarabilmek ve ayrıca yapılan kayıtların sağlamasını yapmak, kayıtları kontrol etmek amacıyla özetlenir. İşletmenin büyüklüğüne göre dönem içinde yüzlerce, binlerce hatta yüzbinlerce işlem yapılmış olur. Yapılan bu işlemeleri tek tek incelemek çok uzun vakit alacağından, aynı nitelikteki işlemleri özetleyerek bir araya getirmek ilgili yönetici, ortak, kamu kurumu, finans kurumlarına  daha fazla yarar sağlamaktadır. Muhasebe sisteminde özetleme fonksiyonu için mizan kullanılmaktadır.

4-Raporlama Fonksiyonu: Muhasebe fonksiyonlarının sonuncusu Raporlama Fonksiyonudur. Raporlama fonksiyonunda kaydedilen, sınıflandırılan ve özetlenen işlemler mali tablolar marifeti ile sonuç aşamasına gelir. Raporlama muhasebe sisteminin en son aşaması ve yorum yapma aşamasıdır. Muhasebenin en önemli fonksiyonlarındandır. Raporlama fonksiyonunda işletmelerin mali sonuçları belli olacak, işletme hakkında bilgiler ve yorumlar yapılacaktır. İşletme bu bilgiler ışığında gelecek dönemde yapacağı işlere karar vermekte ve yeni kararlar almaktadır. Raporlama aşamasında kullanılan muhasebe tabloları bilanço ve gelir tablosudur.

Muhasebe saydığımız bu fonksiyonlarını sırasıyla yerine getirerek işletmelerin mali durumu hakkında sonuçlar elde eder; hem işletme sahiplerini, hem kamu kurumlarını hem de diğer paylaşları bilgilendirmektedir. Kısaca muhasebe böyle bir sistemdir ve 26 Aralık 1992 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Muhasebe Sistemi gün geçtikçe önemini artırmaktadır.

ÖN MUHASEBE NEDİR?

Ön muhasebe işletmelerin resmi işlemleri haricinde günlük olarak para ile ifade edilen işlemlerini bununla alakalı kayıtlarını ve bunların hareketlerini takip etmek için yapılmaktadır. Ön muhasebe işlemleri işletmelerin kendi içerisinde yapılması daha uygundur. Mali müşavirlik ofislerinde tutulan genel yani resmi işlemlerden farklı bir uygulamadır ön muhasebe. Ön muhasebe işlemlerinde Müşteri ve Tedarikçilerle yapılan alışverişlere istinaden Stok Takibi, Fatura Takibi, Ödeme Takibi, Çek-Senet Takibi, Banka Hareketleri takibi yapılmaktadır. Ayrıca Sigorta giriş-çıkış işlemlerini yapmalı yada işlemlerin yapılması için gerekli belgeleri toplayarak ilgilisine teslim etmelidir.

Ön muhasebe sorumlusu bu işlemleri düzenli bir şekilde yaptıktan sonra ay sonlarında evraklarından kendine güzel bir dosya yapmalı, evrak kopyalarını alarak Beyanname işlemleri için evrak asıllarını Genel Muhasebeye teslim etmelidir.

MUHASEBE MESLEĞİ NEDİR?

İşletme ve şirketlerin büyüklüğüne bağlı olarak muhasebe personel sayıları farklılık göstermektedir. Önemli olan işletme ve şirket muhasebe personelinin yaptığı işi doğru, titiz ve eksiksiz olarak yapmasıdır. Muhasebe mesleğini hakkıyla yapabilmek için ve hataları en aza indirmek için muhasebe, işletme, ekonomi, maliye ve benzeri konularda kişinin eğitim almış olması önemlidir.

Muhasebe mesleği ülkemizde önem verilen ve iş bulma imkânları çok olan bir meslek dalıdır. Ülkemizde her zaman kendini yetiştirmiş, kalifiye muhasebe personellerine ihtiyaç olmuş ve olmaya devam etmektedir, böyle bir avantaj varken muhasebe mesleğini yapan kişilerin işsiz kalma olasılığı azdır.

Muhasebe mesleği detayları nedir?

Muhasebe mesleği detayları fazla olan bir meslek dalı olduğu için kendi arasında kısımlara ayrılmıştır. Bu kısımların en önemlileri; SMMM ( Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ) YMM ( Yeminli Mali Müşavirlik ) Muhasebe Müdürlüğü, Muhasebe Uzmanlığı, Muhasebe Elemanı, Muhasebe Meslek Öğretmenliğidir. Bu önemli kısımlardan hangisini seçerseniz seçin ilk olarak muhasebe eğitimini en iyi şekilde almanız gerektiğini bilmelisiniz.
Muhasebe mesleği için almanız gereken eğitimler ülkemizde genel olarak Lise seviyesinde başlamaktadır. Ticaret Meslek Liseleri ve Anadolu Ticaret Meslek Liseleri bu kurumların öncülerindendir. Bu eğitim daha sonra üniversitelerde devam etmektedir. Ön lisans olarak Muhasebe Bölümü Lisans olarak ise İşletme, İktisat, Ekonomi, Maliye bölümleri tercih edilebilir. Ülkemizde Ticaret Meslek lisesi mezunu olduktan sonra doğrudan muhasebe mesleğine başlayıp iş hayatına atılan binlerce gencimiz mevcut.

Muhasebecilik Mesleği, 1989 yılında çıkan ” Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ” ülkemizde muhasebe mesleğinin düzenini, çalışma şart ve konularının sınırlarını belirlemiştir. Bu kanun sayesinde tek düzen hesap planı muhasebe sistemine geçilmiş ve muhasebeciler arasında uygulamada yaşanan farklılıklar giderilmiştir. Ülkemizde muhasebe meslek mensupları üç unvana sahip olabilmektedir ancak mesleğe yeni giriş yapmak isteyenler bu unvanlardan sadece ikisini alabilmektedir, Serbest Muhasebeciler geçmişte elde ettikleri haklarını kullanmakta yeni Serbest Muhasebeci mesleğe alınmamaktadır.

– Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ( SMMM )
– Yeminli Malî Müşavir ( YMM )

MESLEK MENSUBU OLABİLMENİN GENEL KOŞULLARI

    • T.C. vatandaşı olmak ( yabancı serbest muhasebeci malî müşavirler hakkındaki hüküm saklıdır )
    • Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak.
    • Kamu haklarından mahrum bulunmamak.
    • Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
    • Ceza veya disiplin soruşturması sonucunda memuriyetten çıkarılmış olmamak.
    • Meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları bulunmamak.” olarak sayılmıştır.

Muhasebe insanların sahip oldukları para ile ölçülebilen varlıkları kontrol eder, inceler ve varlık sahiplerinin çıkarları doğrultusunda yönetir. Eskiden muhasebecinin görevi sadece defter tutmak, beyanname vermek olarak bilinmekteydi, günümüzde ise bilgi üretmek ve varlıkları yönetmek işlevlerini de yerine getirmektedir. İyi bir muhasebe meslek erbabı çağın ihtiyaçlarına uygun bilgi, beceri ve yeteneklerine sahip olmalıdır.
Meslek mensubu muhasebe mesleğiyle alâkalı eğitim veren bir bölümden mezun olmalı, mezun olduktan sonra kendisini çeşitli, eğitim, seminer, makaleler ile geliştirmelidir. Meslek mensubu sadece mesleki olarak kendini geliştirmekle alâkadar olmamalı ayrıca yaptığı işlerde meslek ve genel ahlâk kurallarına uygun hareket etmelidir. İş ilişkisinde bulunduğu çevresiyle, işletmelerle karşı dürüst, ahlâklı ve güvenilir olmayı her zaman birinci sırada tutmalıdır hem kendi mesleki kariyeri hem de bütün meslektaşları adına.

Plaka Nasıl Değiştirilir, Yenilenir. Plaka İşlemleri Nasıl Yapılır? Ücreti Nedir? Nereden Değiştirilir?

Plaka Nasıl Değiştirilir, Plaka İşlemleri Nasıl Yapılır? Ücreti Nedir? Nereden Değiştirilir? Muayeneden kalan araçlar Plakalarını nasıl değiştirir?

Sizler için otomobil, motosiklet ve diğer motorlu taşıtların plaka değişim işlemlerinin nasıl yapıldığını, hangi sırayı izleyerek sorunsuz plaka değişimi yapabileceğinizi anlatacağız.

27.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren kanunla beraber plakaları yıpranmış, delinmiş araçlar ağır kusurlu sayılarak muayene tekrarına bırakılmaktadır. Plakalardaki delikler harf ve rakamların üzerinde olmasa bile ağır kusurlu olarak muayeneyi geçmenize mani olmaktadır. Günümüzde köprülerde ve otoyollarda HGS, OGS geçişleri, Hız Radarları vs. hepsi plaka okuyarak işlem yaptığı için plakaların kusursuz olması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır, bu sebepler plakaların yenilenmesi muayene esnasında zorunlu hale getirilmiştir.

Öncelikle araç muayenesini yaptıracak kişiler plaka ile ilgili hiçbir işlem yapmadan randevu alarak TÜVTURK araç muayene istasyonuna gidip araçlarını muayene ettirecekler, muayene istasyonunun verdiği evrak ile beraber plaka basmaya yetkili Şoförler Odasına giderek yeni plakalarını bastırabilirler.

Plaka değişim ücreti:

Tek Plaka 21,00 TL

Çift Plaka 42,00 TL

olarak ücretlendirilmektedir.

Muayene istasyonunun verdiği evrak olmadan Şoförler Odasında plaka değişim işlemini yaptıramazsınız burası çok önemli.

Şoförler Odasına gitmeden önce eski plakalarınızı yanınıza alın ayrıca aşağıdaki evrakların fotokopisini çektirmeniz gerekmektedir.

ŞAHIS ARAÇLARI İÇİN

  • KUSURLU OLAN PLAKA VEYA PLAKALAR
  • MUAYENE EVRAĞI ASLI VE  1 ADET FOTOKOPİSİ
  • RUHSAT FOTOKOPİSİ
  • KİMLİK FOTOKOPİSİ

ŞİRKET ARAÇLARI İÇİN

  • KUSURLU OLAN PLAKA VEYA PLAKALAR
  • MUAYENE EVRAĞI ASLI VE  1 ADET FOTOKOPİSİ
  • RUHSAT FOTOKOPİSİ
  • KİMLİK FOTOKOPİSİ
  • İŞLEM YAPMAYA GELECEK KİŞİ İÇİN ŞİRKET YETKİLİSİ TARAFINDAN İMZALANMIŞ YETKİLENDİRME YAZISI
  • İMZA SİRKÜLERİ FOTOKOPİSİ

CUMARTESİ GÜNLERİ DE NÖBETÇİ OLARAK BİR ŞOFÖRLER ODASI AÇIK BIRAKILMAKTADIR.

ŞOFÖRLER ODASININ MESAİ SAATLERİ HAFTA İÇİ

08:30 – 12:00  –  ÖĞLE TATİLİ  – 13:00 – 17:00

 

IBAN Nedir, Nasıl Öğrenilir? | IBAN Numarası Nedir?

IBAN Nedir, Nasıl Öğrenilir? | IBAN Numarası Nedir?

IBAN nedir, ne işe yarar ve ne olduğu, nasıl öğrenildiği insanlar merak etmektedir. Bankacılık işlemleri ile uğraşanlar bu terimle sık sık karşılaşmaktadır. IBAN Bankacılık sektöründe 2010 senesinden itibaren Türkiye’de kullanılmaktadır. İlk kez Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kullanılan kalıplaşmış bir hesap numarası standardı olarak bilinmektedir. Şimdi, IBAN numarası nedir? IBAN numarası nasıl öğrenilir? Sorularını cevaplayacağız.

IBAN terimi bir cümlenin baş harfleri ile oluşmuştur. Açılımı ” International Bank Account Number ” olan IBAN’ın Türkçe manası ise, “ Uluslararası Banka Hesap Numarası ”dır. İngilizce karşılığının baş harfleri kullanılarak kısaca IBAN olarak bilinmektedir. İşte, IBAN hakkında diğer soruların cevapları…

IBAN NUMARASI NEDİR?

IBAN, uluslararası standartlarla oluşturulmuş bir banka hesap numarasıdır. Ülkelerin kullandığı IBAN karakter sayısı farklı olabilmekle ancak en fazla 34 karakterden oluşabilir. IBAN numarasının kullanım amacı, bankaların her bir müşteri için açtığı hesap numarasını uluslararası standartta oluşturması ve bu sayede yapılan para transferleri işlemlerinin hızlı, hatasız bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktır.

T.C. Merkez Bankası’nın yayınladığı tebliğ ile 01 OCAK 2010 tarihi itibari ile IBAN numarası kullanımı Türkiye’de zorunlu hale getirilmiştir. Avrupa Birliği Topluluğu düzenlemeleri etrafında, Uluslar arası yapılan para transferlerinin hızını arttırmak, hata oranını azaltmak ve transfer maliyetlerini düşürmek amacıyla bu uluslararası Banka Hesap Numarası standardı oluşturulmuştur.

IBAN NUMARASI KAÇ KARAKTERDEN OLUŞUR?

IBAN, Dünya üzerinde hizmet vermekte olan tüm bankalara ve müşterilerine ait hesapların arasında yalnızca bir hesabı işaret eden, bir eşi olmayan harf ve sayılardan oluşan hesap numarasıdır. Her banka hesabının bir IBAN numarası vardır ve olmak zorundadır. Bir IBAN numarası  en fazla 34 karakterden oluşabilir. IBAN numarasının ilk dört hanesi, iki haneli ülke kodu ve iki haneli kontrol rakamıdır. Örnek olarak Türkiye’de IBAN numaraları TR ile başlamaktadır.

Kontrol haneleri, IBAN numarasının hatasız ve geçerli bir IBAN olup olmadığını göstermek için eklenmiştir. IBAN numarasının bundan sonraki haneleri, yerel banka hesap numarasını içermektedir. Bu bölüm IBAN numarasının toplam uzunluğu 34 karakteri aşmayacak şekilde ve serbest belirlenmek üzere ülkelere bırakılmıştır. Türkiye’de IBAN numaralarının karakter uzunluğu 26 hane olarak kullanılmaktadır.

IBAN NUMARASI NASIL ÖĞRENİLİR?

IBAN numaranızı mevcut kullandığınız bir Bankacılık İnternet Şubesi hesabınız varsa onun aracalığıyla, Banka hesap kartınız varsa ATM lerden, Hesabınızın olduğu bankaya ait şubelerden, bankanızın Telefon Çağrı Merkezinden. Bankalar web siteleri üzerinden hesap kodu, şube kodu gibi bilgilerinizle IBAN hesaplama araçları aracılığıyla IBAN numaranızı size vermektedir.

ÖRNEK OLARAK

YAPI KREDİ IBAN SORGULAMA İÇİN TIKLAYINIZ

GARANTİ IBAN SORGULAMA İÇİN TIKLAYINIZ

AKBANK IBAN SORGULAMA İÇİN TIKLAYINIZ

ZİRAATBANK IBAN SORGULAMA İÇİN TIKLAYINIZ

IBAN numarası bir müşterinin bir hesabına ait hesap numarasını ifade eder. Yani bir kişinin TL, USD, EUR vs. diğer para birimlerinden olan hesapları için ayrı ayrı IBAN’ları vardır. Bir kişinin bir adet IBAN numarası olması gibi bir durum yoktur, bir hesabın bir IBAN numarası vardır.

IBAN NUMARASI DOĞRULAMA NEDİR ?

IBAN doğrulama işleminde, IBAN numarasının standartlara uygun bir biçimde oluşturulup oluşturulmadığının kontrolü yapılır. Yurtiçinde başka bir bankaya ve Yurtdışına para transferi yapmak isteyen bir kişi, alıcının IBAN numarasını transfer talimatına yada kendisi internet şubesinden gönderecekse sisteme girerek alıcının IBAN numarası gönderici banka tarafından kontrol edilir. Aynı şekilde ATM den transfer yapıldığında da ATM makinesi girilen IBAN numarasını kontrol etmektedir. IBAN numarası hatalıysa, para alıcı bankaya gönderilmez ve hatalı işlem en başta sonlandırılır. Para transferinden önce yapılan IBAN numara doğrulaması sadece geçerli bir IBAN numarası kullanıldığını göstermektedir, doğru kişinin IBAN numarası olup olmadığını kontrol etmemektedir. Transferi yaptığınız kişi ile IBAN numarası uyumsuzsa daha sonra yapılan kontrollerde yanlışlık fark edilerek para hesabınıza iade edilecektir.

 

EYT Nedir? | EYT Mağdurları ne istiyor? | EYT Sorunu Nedir? |

EYT SORUNU NEDİR?

08.09.1999 tarihinde yapılan emeklilik yasası değişikliği ile sorun meydana gelmiştir. 08.09.1999 tarihinden önce 18 yaşını doldurup işe başlayan bir kadın sigortalı 20 senede ve 38 yaşında, erkek sigortalı ise 25 senede ve 43 yaşında emekliliğe ulaşabiliyor ve maaş bağlanıyordu. 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren kanunla emeklilik hak etme yaşı kadın çalışanlarda 58, erkek çalışanlarda 60 olarak değiştirildi. 1999 yılından önce sigortalı olan kadın ve erkekler için de kademeli geçiş hükümleri geçerli olmuştur.

Örnek Olarak 1968 tarihinde doğan ve ilk olarak 1987 senesinde sigortalı olan bir erkek çalışan yaş şartı olmasa 25 yıllık sigortalılık süresinin dolduğu 2012 yılında emekli olabilecekti, ama yaş şartı sebebiyle 50 yaşında, yani 2018 yılında emekli olmaya hak kazanıyor ve emeklilikte yaş sınırına takılıyor.

EYT Açılımı Nedir?

EYT = Emeklilikte Yaşa Takılanlar

 

4.500 GÜN PRİMİ OLAN ERKEKLERE EMEKLİLİK ( KISMİ )

1- 60 yaşını doldurmuş olması

2- İlk giriş tarihinin üzerinden 25 yıl geçmiş olması

3- En az 4500 gün prim ödemek şartı ile kısmı emekli olma hakları vardır.

1 MAYIS 2008 TARİHİNDEN SONRA SİGORTALI OLAN ERKEK ÇALIŞANLARIN  EMEKLİLİK ŞARTLARI NELERDİR?

Normal Emeklilik Şartları: 7200 gün primi 31.12.2005 tarihine kadar ödemiş olan erkek çalışanlar 60 yaşında emekli olmaya hak kazanmaktadır. Yıllara göre emeklilik hakkını kazananların bilgileri aşağıdaki tablodadır.

01.01.2036 – 31.12.2037 Yılları Arasında 7200 Gün Primi Tamamlayanlar 61 Yaşında
01.01.2038 – 31.12.2039 Yıllara Arasında 7200 Gün Primi Tamamlayanlar 62 Yaşında
01.01.2040 – 31.12.2041 Yıllara Arasında 7200 Gün Primi Tamamlayanlar 63 Yaşında
01.01.2042 – 31.12.2043 Yıllara Arasında 7200 Gün Primi Tamamlayanlar 64 Yaşında
01.01.2044 – 31.12.2045 Yıllara Arasında 7200 Gün Primi Tamamlayanlar 65 Yaşında
01.01.2046 – 31.12.2047 Yıllara Arasında 7200 Gün Primi Tamamlayanlar 65 Yaşında

 

 

Erkek ve Kadın Çalışanların  Sosyal Güvenlik Kurumun’dan 5400 gün ile emekli olabilmesi için şartlar;

İlk sigortalılık tarihi 08.09.1999 ve 01 Mayıs 2008 arasın olan kadın ve erkekler 4/a bendi kapsamına göre 4500 gün ile emekli olabiliyor. ( Kadınlar 58, Erkekler 60 yaşında ).

5400 gün ile kısmi emeklilikte ise şartlar şu şekilde;

Emeklilik yaşının tespit edilmesi için 5400 prim gününün tamamlandığı seneye bakılarak kademeli emeklilik şartları kontrol edilir. Buna göre; 5400 günü 31.12.2005 tarihinde tamamlayan bir erkek sigortalı 63 yaşında emeklilik hakkını kazanmış olur. 01.05.2008 tarihinden sonra sigorta girişi  olanlar ise primini 01.01.2036’ya kadar 5400 prim gününü tamamlaması şartı ile, 63 yaşını doldurduğu tarihte emekli olmaya hak kazanıyor. 5400 gün prim koşulu da bir kademeye tabi ve 4600 günden başlayan kademe her sene için 100 prim günü artışla 5400 günde sabitlenmektedir.

KADINLARDA EMEKLİLİK ŞARTLARI

Sosyal Güvenlik Kanunlarımız ülkemizde ve dünyada kadınlara pozitif ayrımcılık yaparak erkeklere göre prim gününde ve yaş şartlarında erkeklere göre daha az prim ödeme gün sayısı ve daha erken yaşta emeklilik imkanı sağlamaktadır. Kadın çalışanlar da erkeklerde olduğu gibi yaş haddinde de emekli olup kısmi emekli aylığı alabilmektedir. SGK kapsamında kadınların emeklilik yaşı, işe ilk giriş tarihine göre değişmektedir. İlk kez 01 Mayıs 2008 tarihinden sonra sigortalı olunması halinde 58 yaş ve 7200 prim günü şartıyla kadınlar emeklilik hakkına sahip olabiliyor. Ancak bir kadının 58 yaşında emeklilik hakkına sahip olabilmesi için 7200 prim gününü 31 Aralık 2035 tarihine kadar tamamlarsa emekliliğe hak kazanıyor.

SSK ya da diğer sigorta kapsamlarda ( Bağ-Kur, Emekli Sandığı ) ilk işe giriş tarihiniz 08.09.1999 tarihi ile 30.04.2008 tarihleri arası ise; 4500 gün 25 yıllık sigortalılık süresi ve 58 yaşı tamamlamanız halinde SSK yaş haddinden emekli olabilirsiniz.

SSK ya da diğer sigorta kapsamlarda ( Bağ-Kur, Emekli Sandığı ) ilk işe giriş tarihiniz 01 Mayıs.2008 tarihi ve sonrası ise 5400 prim gün 61 yaşı tamamlanması halinde emekliliğe hak kazanabilirsiniz.

Türkiye Emekliler Derneği ( TÜED ) Genel Mali Sekreteri Ömer Kurnaz, Anadolu Ajansı muhabirine verdiği röportajda, Sosyal Güvenlik Kanunlarında yapılan değişikliklerle emekliliğe hak kazanma şartlarının zorlaştırıldığını söyledi. Özellikle 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunuyla 01.10.2008 tarihinde uygulamaya giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla yaş sınırının yükseltildiği, emekli aylıklarının bağlanma süresinin geciktirildiğini belirten Ömer Kurnaz, şöyle devam etti: ” Sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını yerine getiren yüz binlerce sigortalı, yaş şartlarını yerine getiremediği için emekli olma hakkını kazanamıyor.

 

Belli yaşa gelen, orta yaşın üzerine çıkan bu çalışanlar işverenler tarafından kendilerini verimsiz, yetersiz görmesi sebebiyle işlerinden çıkarılmakta, gelirsiz  kalabilmektedir. Devletimiz yaş sınırı dışındaki koşullarını yerine getiren sigortalıların gelirsiz ve sağlık haklarından yoksun kalmaması için bir formül geliştirmeli.” Muhalefet partilerine mensup milletvekillerinin EYT ( emeklilikte yaşa takılanlarla ) ilgili hazırladığı kanun teklifleri ve destek açıklamalarının kendilerini ve EYT lileri memnun ettiğini dile getiren Ömer Kurnaz, ” Toplumsal bir mağduriyete dönüşen bu sorun, daha fazla vakit geçirilmeden siyaset üstü bir bakış açısıyla çözüme kavuşturulmalı.” dedi.

 

 

 

Cep Telefonu Taksit Sayısı Nedir ? | Cep Telefonu Taksit Yasağı Kalktı Mı? | 2019

BDDK ( Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu )`nun yaptığı açıklamaya göre 3.500 Liranın üzerinde fiyatı olan cep telefonu alımı için kullanılan kredilerin vade sınırının altı ( 6 )ay olarak belirledi, fiyatı 3.500 Liranın altında olan cep telefonlarında ise taksit sayısı on iki ( 12 ) olarak belirlendi.

BDDK ( Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ) 01/02/2019 tarihden sonra  fiyatı 3.500 Liranın (ÜçBinBeşYüz ) üzerinde olan cep telefonu alımı için kullanılan kredilerin vade sınırının altı ay olarak belirledi, fiyatı 3.500 Liranın (ÜçBinBeşYüz) altında olan cep telefonlarında ise taksit sayısı on iki (12) olarak belirlendi.

BDDK ( Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ) tarafından yapılan açıklama şu şekildedir:

Bilindiği üzere, 01/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin Geçici 4 üncü maddesi ile 24/04/2013 tarihli ve 28627 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin Geçici 5 inci maddesinde fiyatı 3.500 Liranın üzerinde olan cep telefonu alımı için kullanılan kredilerin vade sınırı 31/01/2019 tarihine kadar 12 (on iki) ay olarak uygulanacağı  düzenlenmektedir.

Bununla birlikte, 31/01/2019 tarihinde Kurumumuz resmi internet sitesinde “Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı” ile “Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı” (Yönetmelik Taslakları) yayımlanmış olup, Yönetmelik Taslakları ile anılan Yönetmeliklerin yukarıda belirtilen Geçici Maddelerinin “fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerde altı ay olan vade sınırı 30/04/2019 tarihine kadar on iki ay olarak uygulanacağı” şeklinde değiştirilmesinin öngörüldüğü hususu kamuoyunun bilgilerine sunulmuştur.

Ancak, söz konusu Yönetmelik Taslakları ile yapılması planlanan süre uzatımına ilişkin düzenlemelerden vazgeçildiğinden, 01/02/2019 tarihi itibarıyla fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vade sınırının altı ay olarak uygulanacağı hususunun belirtilmesi gerekliliği hasıl olmuştur.”